D A V U L A L A N K Ö Y Ü

Anasayfa

Köyümüz Hakkında

Haberler

Fotoğraf Albümü

Haberler / Duyurular

ATATÜRK Köşesi

İletişim

Site Haritası


Giriş/Çıkış
Email :
Şifre :

Yerel Arama

Online Kullanıcı : 1

ÖLÜM

1. Ölüm Öncesi

Ölümü Düşündüren Ön Belirtiler

Davulalan Köyü’nde ölümü çağrıştıran, olacağı zaman köyden mutlaka birinin öleceğine olan çeşitli inançlar vardır. Bu inançlar şunlardır.

1)  Köpek uluduğu zaman köyde mutlaka birisi ölür.

2)  Akşam evden kara kazanın çıkması iyi değildir.

3)  Eğer kişinin rengi solmuş, morali bozuksa bu kişiye “ölüm nişanı düşmüş” denilir.

Kaçınmalar

Köyde yapıldığı zaman, insanın başına ölüm gelececeğine inanılan çeşitli olaylar vardır. Bunlar:

1)  Ölü olduğunda kazan yakılmaz. Yoksa yeni biri daha ölür.

2)  Evde kırk gün ışık sönmez.

3)  Kirli bulaşıkların içine yeniden yemek konulamaz.

2. Ölüm Sırası

Ölüm Olayının Duyurulması

Davulalan Köyü’nde ölüm olayı, herkesin birbirine haber vermesiyle gerçekleşir. Bunun dışında yapılan birşey yoktur.

Ölümden Hemen Sonra Yapılan İşlemler

Ölümden hemen sonra yapılan işlemler vardır. Bu işlemler orada bulunan biri tarafından yapılabilir. Önce ölünün çenesi bağlanır. Ölü eğer erkekse çenesini erkek, kadınsa çenesini kadın bağlar. Bu ölünün ağzı açık durmasın diye yapılır.

Daha sonra ölünün başparmağı iple bağlanır. Ölünün elbiseleri çıkarılır. Ya bir döşeğin üzerine ya da bir yorganın arasına konulur. Ölü hemen serin bir yere alınarak, üzerine ince bir örtü serilir.

Ölünün Gömülmeye Hazırlanışı

Ölünün yıkamasını herkes yapamaz . Bu işi köyde dedeler yapar. Dede önce el bezini eline dolar. Önce sol tarafından sağ elini, sonra sağ ayağını kaldırıp arasını yıkar ve döker. Daha sonra elbezini kor ve elini yıkar. Sonra ölünün sağ tarafına geçer ve oradan su döker ve ölünün ağızına verir. Daha sonra aynı şekilde üç defa  burnuna su verir. Ondan sonrada, sol eliyle burnuna su verir. Daha sonra tekrar elini yıkar ve su döktürür. Ölünün başını mes eder. Sağ ayağını ve sol ayağını yıkar. Ölü yıkandıktan sonra dede, “su dökenler gelsinler” der. Gelenler ölüye su dökerler. “hakkımız helal olsun” derler. 

Ölü yıkandıktan sonra kefenleme işlemi başlar. Kefenin uzunluğu kişiden kişiye göre değişir. Kimisi dokuz kat kefen, kimisi on kat kefen sardırır. Ölü kefenlendikten sonra, bir tahta merdivenin üzerine konulur ve musalla taşına götürülür. Musalla taşına konulduktan sonra cenaze namazı kılınmaya başlanır. Cenaze namazını dede kıldırır. Dede ilerde durur. Cemaat dedenin gerisinde durur. Cenazede kadınlar olmaz. Dede namaz kıldırıp, ölünün hakkını helal  ettirir.

Daha sonra cenaze, merdiven üzerinde mezarlığa götürülür. Ölü mezara  konulur. Mezarda  üzerine tahta konulur. Tahtanın üzerine ot konulur ve cenazeye toprak atılır.

3. Ölüm Sonrası

Ölüm Yemeği

Davulalan Köyü’nde, ölü için çeşitli yemekler verilir. Bu yemekler, ölümün üçüncü günü, kırkıncı günü ve senesinde verilir.

Ölümün üçüncü günü verilen yemeğe “can aşı” denilir. Üçüncü günü davar kesilir. Yahni ve pilav yapılır. Dua okunarak can aşı biter. Köyde ölünün yedisi yapılmaz. Ölümün kırkıncı günü kırk yemeği verilir. Kırkında davar kesilir. Davardan yahni yapılır. Helva yapılıp dağıtılır. Yemekler yendikten sonra dede dua okur.

Dede ölümden sonra kırk gün, ölü için kuran okur. Kırk gün sonra ölü evine gelerek “ senin cenazenin kırkı doldu” der. Ölünün yakınları dedeye ücret verirler.

Bir sene sonra ölünün senesi yapılır. Senesinde de davar kesilir ve yahni yapılır. Yanına pilav, mantı, aşure, kompostu gibi yiyecekler yapılır. Helva yapılarak dağıtılır. Ölünün senesinde mezarı yapılır.

Yas

Köyde yas süresi kırk gündür. Bü süre içerisinde ölünün yakınları çeşitli olayları yapmaktan kaçınır. Bunlar:

1)  Kadınlar kırk gün saçlarını taramazlar.

2)  Kırk gün kadınlar kara giyinirler.

3)  Ölü evinde kırk gün çamaşır yıkanmaz.

4)  Kırk gün banyo yapılmaz.

5)  Erkekler kırk gün traş olmazlar.

Başsağlığı

Köyde başsağlığı için, ölünün yakınları eve getirilip, yemek verilir. Ölü evine baş sağlığına gidilmez. Köyde en yaygın başsağlığı sözleri, başınız sağolsun ve Allah başka acı göstermesindir.

Ağıtlar

Köyde birisi öldüğünde ölenin yakınları, ölümden duyduğu acıyı dile getirmek içim yüksek sesle ağıtlar yakarlar. Bu ağıtlardan bazıları şunlardır.

Nice tükenmez dertler verdin

Ne çekmeye gayret, ne sabır verdin

Ne saltanat verdin, ne devlet verdin

Gam için dünyaya verdin beni

Bu akşam olamadı

Bahçalar parelendi

Kardaş senin yüzünden yüreğim yarelendi

Kardaş senin yüzünden

Beynime kül elendi

 

Kapıya gelen oldu

Çıkın bakın o kimdir

Derdim derine düştü

Belki gelen hekimdir

Gelmez yollara gittin

Aradım bulamadım

Derdime ortak oldum

Ortak oldum olamadım oy gardaş


4. Ölüm Öncesi, Sırası ve Sonrasında Meydana Gelen Değişmeler

Köyde ölüm konusunda meydana gelen değişmelerden en önemlisi Davulalan Köyü Vakfının başlattığı köy konağı inşaatıdır. Köy konağı iki kattan oluşmaktadır. Konağın alt katında 2 kişilik morg bulunmaktadır. İçeride ölü yıkama yerleri bulunur. İnşaat hemen hemen bitmek üzeredir. Tam anlamıyla bittikten sonra, ölüler, artık evlerde beklemeyecektir. Üzerine ölü konulan musalla taşı, artık kullanılmayacaktır. Bu sayede ölü daha sağlıklı  koşullarda defnedilecek, morgta soğuk hava olduğu içinde, ölü, kokma, şişme gibi tehlikelerden etkilenmeyecektir. Ayrıca ölü, yakınların uzak yerlerden gelebilmesi içinde daha çok bekletilecektir. Köy Konağının üst katı özel toplantıların yapılacağı, yemeklerin verileceği yer olarak planlanmıştır. İnşaat bittikten sonra ölünün kırk yemeği, senesi gibi yemekler burada verilecektir. Köyde eskiden ölüm haberi kulaktan kulağa yayılırdı. Fakat Köy Konağı inşaatı bittikten sonra konağa yerleştirilen hoporlörler sayesinde ölüm herkese duyurulmaktadır. Yapılan bu hizmet köyde ölüm adetlerinin değişmesine sebep olan büyük bir değişimdir. Yapılan uygulamalar giderek şehirlerdekine benzemeye başlamıştır.

Köyde eskiden tabut kullanılmazdı. Ölü bir merdivenin üzerine konularak taşınırdı. Tabut sonradan icat olmuştur. Ölümü düşündüren şeyler veya  kaçınmalar eskisi gibi uygulanmaz. Ölümden sonra hayat devam eder. Özellikle yas konusunda  yapılan adetler hafiflemiştir. Önceden kırk gün banyo yapılmazken, bugün ölümden sonra banyo yapılır. Kadınlar şaçlarını tararlar. Fakat sakal kesmeme hala vardır.

2002 yılında verilen kırk yemeği şu şekilde olmuştur: Kırk yemeği masaya konulur. Herkes ayrı tabaklarla yer yemeği. Kırk yemeği olarak yahni, bulgur pilavı, cacık, salata, hoşaf verilir. İçecek olarak yemekte kola dağıtılmıştır. Yemek yendikten sonra dede dua okur, lokum dağıtılır.

Köyde eskiden başsağlığı için evlere ölünün yakınları çağırılırdı. Artık başsağlığı için ölü evine gitmektedir insanlar. Giderken yanlarında ölü evine çay, şeker, tavuk götürme gibi adetler çıkmıştır.

5. 1950 Öncesi Mezarlık Ve Mezar Tipleri

Davulalan Köyü’nde üç tane farklı yerlere kurulmuş mezarlık vardır. Bu mezarlıklar farklı sülalelerin mezarlıklarıdır. Bir tanesi tamamen eski mezarlıklarla doludur. Diğer mezarlık, daha çok yeni mezarlarla doludur. Köyün içinde kalan diğer iki mezarlık çok küçüktür. Aslında bunlar diğer mezarlığın parçalarıdır. Daha sonra, içlerinden geçen yol onları büyük mezarlıktan koparmıştır.

1950 öncesi mezarlar taştan yapılırdı. Çevreden toplanan taşlar toprağın çevresine dizilir. Mezarın başına, daha büyük bir taş dikilirdi. Taşların üzerine isim yazılmaz. İsim bir tahtanın üzerine yazılır ve toprağın üzerine tahta saplanırdı.

Geri Dön


Haberler | Bize Ulaşın | Haberler / Duyurular | Site Haritası | Şehit ve Gazilerimiz | Soyağacı

Sayfa Yüklenme Zamanı : 0.8749
ChiCoMaS © 2005 - 2008
Ver : 2.20