|
ÇOCUK 1. Ad Ad Koyma Köyde çocuğa isim, kura yoluyla konulur. Önce bir kağıda üç tane isim yazılır. Bir hocaya gidilir ve bu isimler okutulur. Daha sonra okunan bu kağıtlar getirilir ve annenin önüne konur. Kadın bu kağıtlardan birini çeker. Kurada çıkan isim çocuğa konulur. Çocuğa isim genellikle, büyükler tarafından konulur. Anne isim koymaz. Fakat aileden biri askerdeyse, çocuğa isim, onun tarafından konulur. Adı Belirleyen Etmenler Çocuklara ölmüş büyüklerin isimleri verilir köyde. Bunun sebebi ölen kişinin isminin bu şekilde yerde kalmayacağı inancıdır. Çocuk köyde önemli olayların olduğu zaman dünyaya gelmişse bu olayla ilgili isimler konulur çocuğa. Mesela çocuk aşure günü dünyaya geldiyse, kağıtlara Muharrem ve Aşır ismi yazılır ve hocaya okutulur. Anne bu isimlerden hangisini çekerse, çocuğa o isim konurdu. Bunun dışında çocuk, kurban bayramında dünyaya geldi diyelim. Kağıtlara Bayram ve Kurban ismi yazılır. Kadın bunlardan hangisini çekerse o isim konulur. Köyde çok yaşlı kimselerin bazılarının isimleri, Hüseyin, Ali, Cümü, Eyüp,Haydar, Nebi, Mustafa'dır. Görüldüğü gibi bu isimlerin çoğu geçmişteki din büyüklerinin isimleridir. Takma Ad Köyde eski kuşaktan olan herkesin mutlaka bir lakabı vardır. Bu ların çoğu kişilerin fiziksel özellikleriyle ilgilidir. ların çoğu küçükken konur. Örneğin birisi çok esmerse, ona kara derler. Veya birisi çok sarıysa ona da sarı derler. Bunun dışında kişinin huylarıyla ilgili olan larda vardır. Köyde konulmasının nedeni aynı isimden bir kaç tane olmasıdır. Karışıklık olmasın diye takılır. Köyde konulan lardan bazıları şeytan, kara ve sarıdır. Köyde hiç kimseye göbek ismi konulmaz. 2. Diş Hediği Çocuk ilk dişini çıkardıktan sonra çocuğa köyde diş hediği töreni yapılır. Diş hediği çocuk dişini kolayaca çıkarsın diye yapılır. Önce buğday bir köşede kaynatılır. Piştikten sonra alınır ve bir kaba konulur. Hediğin içerisine üzüm, fındık, ceviz içi ve çedene konulur ve karıştırılır. Yapılan hedik, kapı kapı dolaşılarak komşulara dağıtılır. Komşular hediği alırlar ve hediye olarak, çocuğa para verirler. 3. Geleneksel Sağaltma Pratikleri Ve İşlemleri Çocuk sağlıklı olması için çeşitli uygulamalar yapılır köyde. Bunlar: 1) Çocuk geç konuşmuşsa, bir tavuk kesilir ve çocuğa tavuğun dili yedirilir. 2) Eğer çocuk yürüyemiyorsa, ona küçük bir oyuncak araba alınır. Çocuk bu arabayı sürerse, yürüyeceğine inanılır. 3) Çocuk geç yürürse, parpı yapıyorlar. “Parpısı bu, parpısı bu” diyerek çocuğun ayağına ipi bağlıyorlar. Daha sonra bu ipi makasla kesiyorlar. 4) Çocuğun sağlıklı olması için, tekkelere gidilir. 4. Çocuğu Nazardan Koruma Çocuğu nazardan korumak için yapılan işlemler şunlardır. 1) Önce suyu kaynatırlar. Daha sonra bu suyu ateşin üstüne korlar. Ateşten büyük büyük kömür seçerler. Bu kömürleri suyun içerisine bırakırlar. “Filanın gözü değmiş, gözü çıksın” derler. 2) Çocuğa nazar değmişse, çocuğu kömürlü suyla yıkatırlar, çocuk rahatlar. Çocuğa ğöğ boncuk takarlar. 3) Ocaklığa götürürler ve kurşun döktürürler. 4) İçinde nazar ayeti olan muska, çocuğa takılır. 5. Sünnet Sünnet Yaşı Ve Sünnet Zamanı Köyde çocuğu sünnet ettirmenin belirli bir yaşı yoktur. Kimisi çocuğu yeni doğduğunda, kimisi üç yaşına geldiğinde, kimisi de onbeş yaşına geldiğinde sünnet ettirir. Sünnet köyde salı ve cuma günü haricinde hergün yapılabilir. Bunun sebebi salı ve perşembe gününün iyi sayılmamasıdır. Tören ya da Düğün Hazırlığı Sünnet zamanına karar verildikten sonra düğün hazırlıklarına başlanır. Köy halkını düğüne davet etmek için okuntu dağıtırlar. Kapı kapı dolaşarak “hayırlı bir işimiz var, buyurun gelin” denilir. Okuntu olarak eskiden köyde şeker ve elma dağıtılırmış. Çocuğun Hazırlanması Sünnetten önce eğer düğün yapılacaksa, çocuğa sünnet elbisesi dikilir. Elbiseyi çocuğun annesi ya da teyzesi diker. Çocuğa işlemeli mintan ve yelek yapılır. Ayaklarına nakışlı çorap dokunur. Başına ise nakışlı ipten terlik örülürdü. Ayrıca çocuğun başına kırmızı yağlık sarılır. Çocuğa birkaç gün öncesinden yatak hazırlanır. Yatağa işlemeli örtüler serilir ve odanın içi süslenir. Sünnet çocuğu eskiden yatağın içinde höllük denilen toprağa yatırılırdı. Sünnetten önce çocuk hazırlanır ve ata bindirilerek köyün çevresinde gezdirilir. Geziye katılan herkes davul zurna eşliğinde oynayarak, halaylar çekerler. Burada çocuğun boynuna al, yeşil yağlık bağlarlar. Sünnet İşlemi ve Sünnetçi Çocuğu köye gelen abdallar kesermiş önceden. Abdal çocuğu kirvesinin kucağında keser. Eskiden çocuğun yarası çabuk iyileşsin, kanaması dursun diye şu işlemler yapılırdı. Bunlar: 1) İnek yağının içerisine çamsakızı katılır ve onun içerisine bir muhtar bal katarlar. Bu karışımı bir kaba koyup süzerler. Çocuğun yarası kurumasın diye, bunu yaraya sürerler. 2) Çürük odunu yakarlar. Onu elerler ve yaraya dökerler. 3) Çocuk soğuk yere sokulmaz. Hediyeler Çocuğa sünnetten sonra çeşitli hediyeler getirirler komşular. Elbiselik, nazarlık, boncuk, çay, kahve gibi hediyeler getirler çocuğa. Ayrıca çocuğa para da verilir. Bazıları ise tavuk keserler ve getirirler. Kirvelik Sünnet sırasında çocuğu, kirve kucağında tutar. Kirve çocuğa çeşitli hediyeler alır. Sünnet evine koç yollar ve çocuğa altın takar. Elbisesi hazır alınacaksa, elbiseyi alır kirve. Kirveyi sünnete davet etmek için, okuntu olarak, koç veya koyun gönderilir. Sünnetten sonra çocuğun ailesi ve çocuk, kirvenin evine giderler. Giderken yanlarında çeşitli hediyeler götürürler. Bunlardan birisi de koçtur. Köyde kirve olmak ağır yükümlülükler ister. Kirve ile çocuğun akrabası artık akraba olmuşlardır. Birbirlerinden kız alıp vermezler. 6. Çocukla İlgili Değişmeler Çocuğa eskiden olduğundan daha fazla değer verilir köyde. Çocuk sevme konusunda anne ve baba daha rahattırlar. Eskiden büyüklerin yanında çocuklar sevilmezken, bugün çocuk kucağa alınıp şımartılmaktadır. Çocuk konusunda en büyük değişim erkek çocuğu isteğinin köyde azalmaya başladığıdır. Erkek çocuk isteği yaşlılarda daha fazladır. Erkek çocuk mu istersiniz, yoksa kız çocuk mu istersiniz sorusuna, gençler , eli ayağı düzgün olsunda ne olursa olsun şeklinde yanıt vermişlerdir. Köyde kız çocukları erkek çocukları gibi sevilip, şımartılır. Köy çocukları görünüm olarak şehir çocuklarını andırırlar. Köyde çocukların isimleri değişmeye başlamıştır. Eskiden konulan Mahmut, Mehmet, Musa, Bayram gibi isimler çocuklara artık konulmaz. Köyde otuz yaş ve altının çocuklarına koyduğu isimlerden bazıları Özlem, Damla, Sinem, Sinan, Özkan, Deniz, Arzu ve Dilan’dır. Bu isimler tamamen sonradan öğrenilen isimlerdir. Eskiden olduğu gibi çocuğa isim dede tarafından konulmaz yalnızca. İsim, anne ve baba tarafından da konulur. Eskisi gibi kura çekme ortadan kalkmıştır. Otuz yaş altına sorulan, çocuğunuzun ismini kim koydu sorusuna, büyük bir çoğunluk kendim koydum yanıtını vermiştir. Fakat ismi büyükleri tarafından konulan çocuklar da vardır. Şehirlerle temasın artması, televizyonun etkisiyle isimler sürekli değişmektedir. Bir çocuğa küçükken verilen bir takma isim büyüyünce de söylenirdi eskiden. Çocuklara takma ad konulmaz artık. Çocuğa diş hediği hala yapılır. Fakat eskiden hedik yapılıp evlere dağıtılırdı. Şimdi ise bazı aileler hedik yemeye, misafiri eve çağırırlar. Eskiden olmayan bir adet, çocuğun önüne çeşitli nesneler koyarak, onu seçmesini sağlamaktadır. Çocuk neyi seçerse nesneyle ilgili bir iş yapacağına inanılır. Bu adet gençler arasında daha yaygındır. Nazar inancı köyde hala çok yaygındır. Çocuk kem gözlerden korunmaya çalışılır. Fakat eskiden yapılan çocuğun koluna ip bağlama gibi adetler, bugün uygulanmaz. Fakat çocuğa mutlaka nazar boncuğu takılır. Sünnet işlemi köyde artık köy köy dolaşan abdallar tarafından yapılmaz. Sünnet hastanede yapılır çoğu zaman. Köy halkı, bu konuda da bilinçlenmiştir. Çocuk hastanede kesildikten sonra, sünnet düğünü yapılır. Yaranın üzerine kül dökülmez artık. Özellikle köy gençleri bu konularda daha tepkilidir. Çocuğa sünnet düğünü yapılırsa, çocuğa şehirde çocukların giydiği sünnet kıyafeti alınır. Köy Halkı, çocuğa hediye olarak daha çok, para getirir. Geri Dön
|