D A V U L A L A N K Ö Y Ü

Anasayfa

Köyümüz Hakkında

Haberler

Fotoğraf Albümü

Haberler / Duyurular

ATATÜRK Köşesi

İletişim

Site Haritası


Giriş/Çıkış
Email :
Şifre :

Yerel Arama

Online Kullanıcı : 1

DOĞUM

1. Doğum Öncesi

Kısırlığı Giderme, Gebe Kalma

Köyde kadınların gebe kalması için eskiden şu uygulamalar yapılırdı.

  1. Kadın özellikle sıcaklara sokulurdu.
  2. Kadının göbeğine bal muşambası çekilirdi.
  3. Kevgir Baba, Hasan Tepe, Küre Baba gibi, bölgedeki türbeler ziyaret edilir ve kurban kesilir.
  4. Kadın hocaya gider, kollarına veya bellerine okunmuş ip bağlattırırsa çocuğa kalırdı.
  5. Çocuğu olmayan kadına, kocamaz çiçeği denilen otun suyu kaynatılarak içirtilirdi.


2. Cinsiyet Tayini

Köyde çocuğun kız mı, yoksa erkek mi olacağı önceden bazı işaretlerle anlaşılırdı. Bu işaretler şunlardır.

  1. Oğlan yükü yüngül (hafif), kız yükü ise ağır olur.
  2. Çocuk oğlansa, gebe kadın güzel olur.
  3. Eğer kadın çirkinleşir, kaşı kirpiği dökülürse çocuk kızdır.


Gebe Kadının Kaçınmaları

Köyde gebe kadın, gebeliği süresince çeşitli şeyleri yapmaktan kaçınır.Bunlar:

  1. Gebe kadın ağır yük kaldırmaz.
  2. Gebe kadın çok eşki yemez.
  3. Gebe kadın toprağa bakar.
  4. Kötü işlere bakılmaz, güzelliklere bakılır.
  5. Gebe kadın yılana bakmaz.
  6. Gebe kadın aya bakarsa çocuk güzel olur.
  7. Kadın bilmediği yabancı insanlara bakmaz.

Doğum Sırası

Eskiden doğumu ebe kadın yaptırırdı. Doğum kolay olsun diye kadını sıcak tutarlardı. Eğer doğum çok zor olursa dışarıya çıkılır ve aya karşı silah çekilirdi.


3. Doğum Sonrası

Çocuğun Göbeği ve Eşi

Çocuk doğduktan sonra göbeği kesilir. Önce temiz bir bıçak hazırlanır. Çocuğun göbeği, ucundan üç parmak kadar mesafe bırakılıp kesilir. Çocuğun göbeği ve eşi rasgele atılmaz. Eşe, sanki bir ölüymüş gibi davranılır. Eşi sanki bir ölü gömer gibi toprağa gömerler. Önce eş yıkanır. Daha sonra temiz bir beze sarılıp, kefenlenir. Salavat getirilerek, hiç ayak değmemiş bir yere götürerek gömülür.

Lohusalık

Lohusa kadına yapılan çeşitli uygulamalar vardır. Bunlar:

  1. Doğumdan sonra kadın üç gün yatakta yatar. Fakat bu kadının kuvvetine göre değişir. Kimi kadın hemen doğumdan sonra kalkar, kimi kadın ise uzun bir süreyatakta kalır.
  2. Doğumdan sonra kadın güzelce yıkandırılır ve temizlenir. Elbiseleri değiştirilirilerek, temiz elbiseler giydirilir.
  3. Lohusa kadın ilk günlerde eşki yemez. Soğuk yerlerden ve soğuk yiyeceklerden uzak durur. Kadın soba başı gibi sıcak yerlerde oturur.
  4. Doğumdan sonra kadına göz aydınlığına gidilir. Kadına çeşitli hediyeler getirilir. Bunlar yiyecek veya elbise olur genelde. Kuruyemiş, süt, kaymak, herle, bişi, yağlı çörek gibi yiyecekler getirilir kadına.
  5. Gebe kadına “kuymak” denilen bir yiyecek yedirirler. Yağ bir tavaya konulur, un ile birlikte kavurulur. İçerisine bir yudum su atılır. Yağ yüzüne çıkana kadar iyice kavurulur.


Alkarası Tasarımı

Alkarası çocuğa ve lohusa kadınlara bulaşır ve onları rahatsız eder. Bu inanç eskiden çok fazlaydı. Hatta eskiden köyde bir kadının bu yüzden öldüğüne inanılıyor. Köyde albasmasın diye şu uygulamalar yapılırdı eskiden

  1. Lohusa kadının başına Kur'an konulur.
  2. Işık üç, dört gün kapatılmaz.
  3. Üç defa kulhuvallahu okunur ve kadının yattığı yatağın etrafına ip çevrilir. Kadın bu şekilde rahatlar.
  4. Çocuğun beline veya koluna, ip okunarak bağlanır. Bu ip kendi kendine düşene kadar beklenir. Düştüğü zaman hiç ayak değmedik bir yere götürülerek gömülür.

Kırk basması

Lohusa kadın ve çocuk, kırk basmasın diye bazı şeylerden kaçınır. Bu kaçınılan şeyler şunlardır:

  1. Eve kırk gün çiğ et girmez.
  2. İki doğum yapmış kadın yanlışlıkla karşılaşırsa kadınları kırk basar. Kadınlar zayıflar, ağlar, feryat ederler. Bu yüzden iki kırklı kadın kadın karşılaşırsa birbirleriyle iğne değiştirirler.
  3. Çocuk kırklıyken birisi ölürse kefeninden bir parça getirip, çocuğun koluna bağlarlar veya yastığının içine korlar.
  4. Çocuğu kırk basarsa hocaya gidilir, muska yazdırılır.

4. Doğumla İlgili Uygulamalarda Meydana Gelen Değişmeler

Köyde eğitim seviyesinin yükselmesi, şehirlerle olan iletişimin artması sonucu insanlar daha çok bilinçlenmiş, bunun sonucu olarakta doğum adetlerinde birçok değişme meydana gelmiştir.

Köyde son yıllarda yapılan doğumların hepsi hastanede gerçekleşmiştir. Bunun en büyük sebebi, artık ulaşımın daha kolay olması, şehire veya ilçelere giden vasıtaların köyde çoğalmasıdır. Herhangi bir doğum olduğunda hemen köye haber salınır. Arabası veye motoru olanlar, kadını hemen hastaneye yetiştirirler. Köye bir sağlık ocağı kurma çalışmaları devam etmektedir. Önümüzdeki yıllarda sağlık ocağının kurulmasıyla bu konuda daha büyük bir ilerleme sağlanacaktır.

Köyde özellikle, genç kızların hiç birisi, geleneksel yollarla yapılan kısırlığı giderme, cinsiyet tayini, kırk basması, albastı gibi inaçları uygulamazlar. Hatta yaşlı kadınlar bu konuda daha çok bilinçlenmeye başlamışlardır. Aslında köyün yaşlı kadınları eski yapılan uygulamarın daha iyi olduğunu söylüyorlar. Fakat onu uygulamıyorlar. Hatta içerinden biri şimdi köyünüzde alkarası inancı var mı sorusuna, “hastanede alkarası ne arasın” diye cevap vermiştir.

Eğer çocuğunuz olmasaydı, öncelikle ne yapardınız sorusuna kadınlar, önce hastaneye gideriz, eğer olmazsa türbeye gideriz şeklinde yanıt verdiler. Türbe inancı köyde tam olarak ortadan kalkmamıştır. Köyde çocuğu olmayan kadına eskisi gibi davranılmaz. Çocuk olmadığı için ikinci bir kadınla evlenen hiç kimse yoktur köyde.

Lohusa kadına eskiden olduğundan daha çok önem verilir. Kadın eskiden olduğu gibi hemen işe başlamaz. Eve getirilen bebek beşiğe yatırılır. Beşik şehirden alınır. Çocuğu höllüğe koymazlar artık.

Doğum konusunda en büyük değişim, çocuk sayısında ki azalmadır. Davulalan Köyü’nde otuz yaş ve altı, otuz yaş ve altmış yaş arası ve altmış yaş üzerinde çocuk sayısı ortalaması aşağıdaki tabloda gösterilmektedir. Altmış yaş ve üzeri ailelerde en fazla çocuk sayısı yedidir. Bu yaş grubunda ölü doğum sayısı daha fazladır. Tabloya göre altmış yaş ve üzeri ailelerin çocuk sayısı ortalaması 4.3 'tür dir. Otuz yaş ve altmış yaş arasındaki grupta, çocuk sayısında azalma olmuştur. Bu yaş grubunda en fazla çocuk sayısı beştir. Tabloya göre bu yaş grubunda çocuk sayısı ortalaması, 3.7' dir. Köyde genç kuşak sayısında azalma görülür. Otuz yaş ve altı genç kuşak 1990 yılından sonra evlenen ailelerdir. Bu yaş grubu çocuk sayısı en fazla ikidir. Bir tane olan çocuk, bu grupta fazladır. Gruptaki ailere sorulan bunun dışında çocuk istiyor musunuz sorusuna, hepsi hayır cevabını vermiştir. Ayrıca bu grupta ölü doğan çocuk sayısı azalmıştır. Grubun çocuk sayısı ortalaması 1.7' dir. Çocuk sayısı giderek azalmaktadır. Ayrıca çocuk sayısında ki azalma eğitim seviyesiyle doğru orantılıdır. En fazla eğitim düzeyi otuz yaş ve altındaki gruptur. Altmış yaş ve üzerindeki grup okuma yazma bilmemektedir.

Geri Dön


Haberler | Bize Ulaşın | Haberler / Duyurular | Site Haritası | Şehit ve Gazilerimiz | Soyağacı

Sayfa Yüklenme Zamanı : 0.7973
ChiCoMaS © 2005 - 2008
Ver : 2.20